Tonikleme işlemi cilt bakımında önemsenmeyen, atlanılan önemli noktalardan biridir. Çünkü tonikleme işlemi aslında cildin kendi PH seviyesine kavuşması için gerekli bir adımdır. Öncelikle tonikleme işlemini hangi cilt bakım rutinlerinden sonra tekrarlamalıyız bunu konuşalım.

Özellikle peeling ve maske uygulamalarından sonra göreneklerimiz daha açık hale gelir. Temizlenmiş ve içindeki yağ, kir arınmış göreneklerimiz bir sonraki cilt bakım rutinine kadar gün içinde tekrar yağ, kir ve toz dolumuma karşı açık hale gelir. Açık gözeneklerimizi biraz olsun sıkıştırmak için mutlaka tonik kullanmalıyız.Tonikleme işleminin ilk önemi gözeneklerin sıkılaşmasını sağlamasıdır. Böylece gözeneklerimizin içine bir sonraki cilt bakım rutinimize kadar daha az kir ve yağ dolacağından cildimiz temiz kalmış olacaktır. Böylece siyah nokta oluşumu zamanla azalacaktır.

Tonikleme işleminin diğer bir önemi ise yazımızın başında bahsettiğimiz gibi cildin kendi PH seviyesini bulmasına yardımcı olmasıdır. Tonikler cildi kurutmadan gözeneklerin küçülmesi sağlayarak aynı zamanda cildin ihtiyacı olan nemi verecek içerikte olmalıdır. Yağlı ciltler alkol bazlı tonikler kullanmaktadır. Bilinenin aksine alkol ciltte daha fazla yağlanmaya sebep olmaktadır. Bu yüzden alkolün tonik içeriklerinde ilk sıralarda yer almasını istemeyiz. Bunun yerine doğal çiçek yapraklarının özütlerinden oluşan veya gül suyu maden suyu gibi içerikler bulunan tonikleri tercih edebiliriz.

Toniğin oda sıcaklığında olmasındansa biraz daha soğuk olması cildimiz için oldukça sağlıklıdır. Özellikle cildinde maden suyunu tonik olarak kullananlar mutlaka buzdolabından çıkartıp kullansınlar. Bu gözeneklerin daha da sıkılaşmasına ve cildin soğuğun etkisiyle kan dolaşımını arttırarak gerilip gerginleşmesine, bu da genç kalmanıza yardımcı olacaktır.